MaReK's profile. ◦ ✿ ° ✿ ◦ ° MaReK °...PhotosBlogLists Tools Help

. ◦ ✿ ° ✿ ◦ ° MaReK ° ◦ ✿ ° ✿ ◦ .

Büyük kararlardan önce mutlaka bir gece beklemeli; eğer sabah aynıysa herşey, o zaman düşünmeli bitirmeyi bir hikayeyi...

MaReK

Occupation
Location
Interests
"İyi ile Kötünün YÜZÜ aynıdır. Her insanın yoluna ne zaman çıktıklarına bağlıdır herşey."
Paulo Coelho

Dürüst-yalancı, sabırlı-sabırsız, güvenilir-güvenilmez, korkak-cesur, alçak gönüllü-kibirli, hırslı, öfkeli, sevecen, inatçı, uyumlu, tembel, soğukkanlı vs. bunların hiçbiri olduğumu söylemem. En önemlisi "iyiyim" veya "kötüyüm" diyemem. Ne zaman ne olabileceğimi ben de bilmiyorum çünkü.
9 SEBEP
1.Düşündüğünüz 2.Söylemek istediğiniz 3.Söylediğinizi sandığınız 4.Söylediğiniz 5.Karşınızdakinin duymak istediği
6.Duyduğu
7.Anlamak istediği 8.Anladığını sandığı 9.Anladığı

Arasında fark vardır.

Dolayısıyla insanların birbirini yanlış anlamasına yol açan 9 sebep vardır.
 











Hüzünlü Güzel

Aşklarım vardır benim
Ne beni, ne de mavili
Hüzünler güzelini anlatır

Bir yelkovan rüzgarıdır "düşlerim"
Yaşanmayan bir masalda
Güneşe yok olan acılarımla beni aldatır

Görünen hep gece oldu
Gözlerimde yanan çocuğa
Ölüp dirilen bedendim ben yanlızca

Kaçtığım köşelerde birileri bekler
Alırlar göz yaşlarımı
Yeni doğmuş denizlere dökerler

Bittiği yerden geri döndü masallar
Düşlerin ressamı hep mavileri arzular
Boncuklar düşer merdivenlerden
O hep boncukları kovalar

Değişen zamanmıydı yoksa
İçi boş değişkenler mi olduk
Bütün aşklarım adına
Hoşçakal dünya

Sen hüzünler güzeliydin
Düşlerime mavilerle girip
Sonra kaybolan

Gurbet yumakları ördüm
Ellerimde kalbine dair
Bütün limanların dinlenen gemilerine doğru
Koştum her vakit

Patates ve soğuk içecek
Ne de güzel giderdi
Aşklar sohbetinde
Yazgıya yenilen büyük sevdalardık yanlızca

Bittiği yerden geri döndü masallar
Düşlerin ressamı hep mavileri arzular
Boncuklar düşer merdivenlerden
O hep boncukları kovalar

Murat Yılmazyıldırım





Lodos

 
" '... karar almak istiyorsan Lodos'un başlamasını bekle.'
 
Yıllarca anlamamışım. Bu gece sanırım babamın ne demek istediğini anlıyorum.
Lodos önce herşeyi karıştırır.
Estikçe önce birbirine geçer herşey.
Sonra yavaş yavaş durulur.
Ve herşey Lodos'un ardında çok daha net görünür.
Evet. Şimdi açıkça görünüyor herşey ve sanırım
bu Lodos gecesi bana O'nun kendi eliyle açtığı sayfayı yırtmamı öneriyor."
                                              
                                                                                    -Lise Defteri-
 
 
Çok eskiden severek izlediğim bir diziydi Lise Defteri.
Dizide Kerim karakterini canlandıran Emre Altuğ günlük tutardı.
Yazarken bir yandan da okurdu.
Onun sesiyle bütün o hikayeleri dinlemek o kadar hoşuma giderdi ki not alırdım.
Günlüğüne yazdıklarından bir tanesiydi yukarda yazdığım.
 
 
Bugün bütün o olaylar olduğunda aklıma ilk bu cümleler geldi :'(
Evet işte zamanı. İşte benimde onun sayfasını yırtmamın zamanı.
Sonsuza kadar. Bir daha asla açılmaması için.
 
3 Temmuz 2008 Perşembe 17:48
Sorry My Sea :'(

Gittin...

Gittin...
Ben, arkandan sadece baktım.
Oysa; söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki...
"Gidersen iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini.
Gidersen sönecek içimdeki ateş
ve bir daha hiç kimse yakamayacak.
Gidersen karanlığa mahkum edeceksin günlerimi
O karanlıkta yolumu kaybedeceğim" diyecektim sana.
Konuşamadım...

Gittin...
Gidişini görmemek için gözlerimi kapattım
Öylesine acıdıki içim, tutup koparsalardı kolumu
bacağımı bu kadar acı duymazdım.
Acım yaş olup akmalıydı gözlerimden.
Ağlayamadım...

Gittin...
Seni delicesine bir tutkuyla seviyordum oysa
Tutkum seninle olmaktı, tutkum teninde erimek,
tutkum hayatı seninle sadece paylaşmaktı.
Anlatamadım...

Gittin...
Gidişini önlemek için tutmak vardı ellerinden
Ellerim değil miydi her dokunuşumda seni ürperten?
Ürperdin yine biliyorum.
Bir kez dokunsam, bir kez tutsam ellerini
Gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu.
Tutamadım...

Gittin...
Bir yıkım gibiydi gidişin
Sen adım adım uzaklaşırken benden
Çöküp kaldı bedenim olduğu yere
Nice terk edişlere dayanan yürek bu kez yenilmişti
Bu kadar zayıf değildim ben kalkmalıydım.
Kalkamadım...

Gittin...
Oysa geldiğin gün gideceğini biliyordum
Hazırdım gidişine,
Kaçak zamanları yaşıyorduk
Zaman bitecek ve sen gidecektin
Bense, gidişinin ertesi günü
Hayatıma kaldığım yerden yeniden başlayacaktım.
Başlayamadım...

Gittin...
Bir şey söyledin mi giderken?
"Kal" dememi istedin mi?
Son bir kez "seni seviyorum" dedin mi?
"Bekle beni döneceğim" diye umut verdin mi?
Beynim öylesine uğulduyorduki.
Duyamadım...

Gittin...
Nereye gittiğin önemli değildi
Binlerce kilometre uzakta da olsan,
iki metre ötemde de farketmiyordu.
Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu.
Kurtulmalıydım senden,
bu yokluk duygusundan kurtulmalıydım.
Kurtulamadım...

Gittin...
Unutulanların arasına katılmalıydım
Anıları bir sandığa koyup
hayatı bir yerinden yakalamalıydım.
Bu aşk noktalanmalıydı, bu sevdadan vazgeçmeliydim.
Yapamadım...

Gittin...
Bir okyanusun ortasında
tek küreği kaybolmuş sandalda
Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi.
Bil ki; sevmekten vazgeçmedim seni,
Bil ki; seninle birlikte sevdanı da taşıyacağım yüreğimde,
Bil ki; seni Unutamadım...
 
Mehmet Coşkundeniz
 

O Olmazsa Yaşayamam

 

"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela.
O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle O daha az sever seni,
Senin O'nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir Şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden,
Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın.
Ucundan tutarak...

Can Yücel    

                               

 

◊♡◊ ◦ ๒ยรгค ◦ ◊♡◊



İkimize

Başladığımız yerdeyiz ikimizde
Yolların ayrıldığı ve kaybolduğu
Akla kara gibiydik zaten
Yeni cevabı yok soruların
Bazen bulanık bir su bazen berrak gibi görünen
Bir dünyaydık yalnızca
Artık oyun oynamaya hiç mecalim yok
Yaradılışıma aykırıydı herşey
Gözyaşlarım beklerdi hep hep bir kenarda
Aynı başlangıçlar artık
Düşlerin ayrılıp kaybolduğu
Akla kara bir arada durmaz
Hüzün gelir sonra hayatımıza
Yalanlardı oysa bütün oyunlarımız
Hep mutlu gibi görünen
Büyümüş oyuncaklardık aslında
Artık uyku uyumaya hiç mecalim yok
Yaradılışıma aykırıydı herşey
Gözyaşlarım avuturdu beni hep bir kenarda
Farklarımız o kadar çok ki
Geceyi gündüz yapamam
Öyle büyük uçurumlar doğurdun ki
Geçecek bir köprü kuramam
Farlarımız o kadar çok ki
Gündüze gece katamam
Büyük uçurumlar doğurdun ki
Kanatlanıp uçamam..... "kanatlanıp uçamam"

Murat Yılmazyıldırım


Gece ve Düşler


Gece ve Düşler

Bilemedim düşlerin bu kadar korkak
Ellerimden uzak olduğunu
Göremedim uykuların bu kadar küçülmüş
Düşlerimden ayrık durduğunu

Yapamam kendime kötü gözle bakamam
Sevgiliyi yerinden oynatamam
Ölemem, uğruna içimde güller dikemem
Sevgiliyi aşkımdan edemem

Güneş bile ağlar halime
Ne olacak diye sorar kendine

Bilemedim düşlerin bu kadar yorgun
Ellerime tuzak kurdugunu
Göremedim uykuların bu kadar ellenmiş
Düşlerime düşman olduğunu

Yapamam kendime kötü gözle bakamam
Yelkenimi yerinden oynatamam
Ölemem, uğruna içimde güller dikemem
Yelkenimi aşkından edemem

Güneş bile ağlar halime
Ne olacak diye sorar kendine
Güneş bile ağlar halime
Kapatır kendini öldüren geceye
Güldüren düşlere...

Murat Yılmazyıldırım
                                                                                                                                                                

 

SONBAHAR

Düştü elleri..
İçimdeki boşluğa..
Su titredi,
Yaprak oynadı dalında..
Kesti elimi..
Yüzündeki kirpiği,
Kalbimde..
Bir çiçek açtı..

Yine...

Bir rüya olmalı gördüğüm,
Gördüğüm bir rüya olmalı,
Belki de..
Belki de..
Hiç uyandırmamalı...

Sonbahar..
Sonbahar olmalı,
Sebebi..
Sebebi sonbahar,
Sonbahar..
Sonbahar..

Korkmuyorum hiç !
Başla..
Hadi!
Sar karanlığına beni,
Al en derinine hadi!
Sar bikere..
Sar bikere!

Başla..
Hadi!
Vur yalnızlığınla beni,
Yerden yere..
Yerden yere hadi!
Vur bikere..
Vur bikere!

Başla!
Yıka yağmurlarında beni,
Islat yine..
Islat yine hadi..

Ağlat!
Kaybet kaldırımlarında beni,
Yürüt yine..
Üşüt yine...

Korkmuyorum!
Korkmuyorum!

Cem Adrian
Photo 1 of 18